AB ve İngiltere Anlaştı

İngiltere ve Avrupa Birliği uzun süren müzakereler sonununda Brexit sonrası ticaret anlaşmasına nihayet vardı. Anlaşma, Londra’nın AB’den resmen ayrılacağı tarihten sadece 7 gün önce sağlandı

AB ve İngiltere Anlaştı

İngiltere ve Avrupa Birliği uzun süren müzakereler sonununda Brexit sonrası ticaret anlaşmasına nihayet vardı. Anlaşma, Londra’nın AB’den resmen ayrılacağı tarihten sadece 7 gün önce sağlandı.

Anlaşmanın sağlandığını önce İngiltere Başbakanlığı’ndan (Downing Street) bir kaynak açıklamıştı. Kaynak, “Anlaşma sağlandı. Para, sınırlar, yasalar, ticaret ve balıkçılık sularımızı geri aldık. Anlaşma, Birleşik Krallık’ın her köşesindeki aileler ve işletmeler için harika bir haber. AB ile sıfır gümrük tarifesi ve sıfır kotayı temel bugüne kadarki ilk serbest ticaret anlaşmasını imzaladık” diye konuştu.

İngiliz yetkili, rekor bir zamanda ve aşırı zor koşullarda sağlandığını belirttiği anlaşmanın, “iç piyasalarımızın bütünlüğünü ve Kuzey İrlanda’daki konumunu koruduğunu” ifade etti.

Bu açıklamalardan kısa süre sonra da AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen düzenlediği basın toplantısıyla, ticaret anlaşmasına varıldığını resmen duyurdu.

Ursula von der Leyen
Ursula von der Leyen

Von der Leyen, İngiltere ve Avrupa Birliği arasında varılan ticaret anlaşmasının “adil, dengeli ve doğru olduğunu”, “mücadele etmeye değdiğini” belirtti.

AB Komisyonu Başkanı, “Uzun ve dolambaçlı bir yoldu. Ama sonunda iyi bir anlaşmaya vardık. Adil, dengeli bir anlaşma ve her iki taraf açısından da doğru ve sorumlu bir adım” ifadesini kullandı.

Müzakerelerin çok zor geçtiğine işaret eden Ursula Von der Leyen, “Çok sayıda kişiyi ilgilendiren birçok mesele vardı. Dolayasıyla kesinlikle üzerinde mücadele vermemiz gereken bir anlaşmaydı” dedi.

Von der Leyen, “Ayrıca bu anlaşmanın Birleşik Krallık’ın da çıkarına olduğuna inanıyorum. Uzun süreli bir dostla yeni bir başlangıç için sağlam temeller oluşturuyor. Artık nihayet Brexit’i arkamızda bırakabileceğimiz anlamına geliyor. Avrupa ileriye doğru adım atmaya devam ediyor” diye konuştu.

Johnson'dan zafer pozu

İngiltere Başbakanı Boris Johnson da, Twitter üzerinden ellerini zafer edasıyla havaya kaldırdığı bir fotoğrafını paylaştı ve üzerine “Anlaşma sağlandı” mesajını yazdı.

İngiltere Başbakanı Boris Johnson, anlaşmaya varıldığı açıklamalarının hemen ardından düzenlediği basın toplantısında da ‘‘Yasalarımızın ve kaderimizin kontrolunu yeniden ele aldık’’ dedi. Johnson, tartışmalar sert geçse de bunun tüm Avrupa için istihdam ve refahı destekleyecek iyi bir anlaşma olduğunu kaydetti. Johnson anlaşmanın birlikle ilişkileri istikrara kavuşturacağını söyledi. Görüşmelerin 11’inci saatinde yapılan anlaşmanın İngiltere’nin 2016’da AB’den çıkış referandumunda ortaya koyduğu iradeyi yansıttığının altını çizen Johnson ‘‘Sanıyorum burada elde ettiğimiz ilişkilerimize istikrar kazandıran uzun dönemli bir dostluk ve ortaklık’’ dedi.

Anlaşma iki tarafın da ticaretini gümrük vergisi veya kota uygulaması olmaksızın devam etmesini garanti altına alıyor.

Anlaşma İngiltere ve Avrupa parlamentolarında oylanacak

Hem İngiltere hem de Avrupa’nın anlaşmayı parlamentolarında oylaması gerekiyor. Avrupa Birliği’nin oylamayı İngiltere’nin birlikten ayrılacağı 1 Ocak tarihinden önce yapmasıysa beklenmiyor.

Avrupa Komisyonu, anlaşma sağlanamaması durumunda AB ile İngiltere arasındaki ticari ilişkileri düzenleyenbir ön prosedür metni hazırlamış, metin Avrupa Parlamentosu’nda kabul edilmişti. Ancak Avrupa Parlamentosu’nun 1 Ocak’tan önce metni onaylamak için zamanı olmayacak. Bu nedenle parlamento anlaşmayı kabul edene kadar geçici prosedür yürürlükte olacak.

İngiltere Başbakanı, parlamentonun anlaşmayı onaylamak için 30 Aralık’ta toplanacağını bildirdi.

Müzakereleri tıkayan “balıkçılık” düzenlemesi

Aylarca süren sert müzakerelerin ardından taraflar aralarındaki farklılıkları azaltarak üç ana başlığa indirgemişti. Bunlar adil rekabet kanunları, gelecekte yaşanacak anlaşmazlıkları çözmek için bir mekanizma oluşturulması ve balıkçılık haklarıydı.

Brexit sonrasını düzenleyen anlaşmayı son günlerde tıkayan en önemli madde “balıkçılık” maddesi oldu. Her yıl İngiliz sularında yakalanan yaklaşık 650 milyon Euro’luk balığın paylaşımı büyük tartışma yarattı. ürünün paylaşılması tartışması son ana kadar devam etti.

Düşük ekonomik ağırlığına rağmen balıkçılık, Fransa, Hollanda, Danimarka ve İrlanda dahil olmak üzere birçok Üye Devlet için siyasi ve sosyal öneme sahip. AB, “Eğer AB ile vergisiz ve kotasız ticarete devam etmek istiyorsanız, Avrupalı balıkçıların İngiliz sularında avlanmaya devam etmesine izin verin” şartını koydu. Ancak İngilizler, “balıkçılık” konusunu, ayrılıktan sonra “egemenliklerini yeniden kazanmalarının” sembolü haline getirdi. Dün gece ve bu sabah süren uzun müzakerelerin ardından taraflar uzlaştıklarını açıkladı.

AB, İngiltere sularındaki balık avcılığının yüzde 25'inden vazgeçiyor

Brexit sonrası anlaşmanın bir parçası olarak AB, 2026 yılının Haziran ayına kadar sürecek geçiş döneminin ardından, Avrupa gemileri tarafından İngiltere sularında yakalanan ürünlerin değerinin yüzde 25'ini ülkeye aktaracak.

Bu anlaşmadan etkilenen türlerin ve alanların detayları henüz belirlenmedi. Anlaşmaya göre, bu beş buçuk yıllık geçiş sürecinin ardından, İngiliz kara sularına erişim, her yıl yeniden müzakere edilecek. AB balıkçıları, bugüne kadar avlanmak için gittikleri İngiltere kıyılarının 6-12 deniz mili açıklarındaki kara sularına 2026'ya kadar erişim garantisini koruyacak.

AB'nin kuruluşundan bu yana bir ilk

İngilizler bundan dört buçuk yıl önce düzenledikleri referandumda yüzde 48’e karşı yüzde 52 oranla AB’den ayrılmak yönünde oy kullanmıştı.

İngiltere, AB’nin siyasi yapılanmasından referandumdan üç yıl sonra 31 Ocak’ta çıkmıştı. Tarafların AB’nin tek pazarı altında bütünleşmiş ekonomilerini birbirinden ayırmaları ise bundan da uzun zaman aldı.

Birleşik Krallık, resmi olarak 31 Ocak 2020'de AB'den ayrıldı. Ancak daha sonra Avrupa kurallarına ve dolayısıyla Üye Devletler adına Avrupa Komisyonu tarafından müzakere edilen ticaret anlaşmalarına tabi kaldığı bir geçiş dönemine girdi.

AB'den ayrılma süreci, 23 Haziran 2016'daki İngiliz referandumunun ardından Brexit taraftarlarının oyların yüzde 51, 9’unu alarak başladı. AB'nin kuruluşundan bu yana bir ilk kez bir üye Birlik’ten ayrılmak için süreç başlattı ve süreci tamamladı. 2016 yılının Haziran ayında yapılan Brexit referandumundan 4,5 yıl sonra, 10 ay içinde bu derece kapsamlı bir metin üzerinde uzlaşmaya varılması hem AB’nin, hem de Londra’nın ortak başarısı olarak değerlendiriliyor.

Anlaşmayla AB, İngiltere'ye tarifeler veya kotalar olmadan 450 milyon tüketiciden oluşan devasa pazarına eşi görülmemiş bir erişim sağlıyor. Ancak bu erişim katı koşullara tabi olacak: İngiliz şirketler, herhangi bir dampingden (fiyat düşürme) kaçınmak için zaman içinde çevre, iş kanunu ve vergilendirme açısından gelişen bir dizi kurala uymak zorunda kalacak. Şirketlere yapılacak devlet yardımı için de garantiler öngörülüyor.

Taraflar arasında oluşturulan mekanizma, bu şartlara uyulmaması durumunda, her iki tarafın da “tarifeler” gibi karşı önlemleri hızlı bir şekilde etkinleştirmesine izin verecek.

Taraflar arasında uzlaşma sağlanamasaydı, İngiltere AB'den çok daha fazlasını kaybetme riskiyle karşı karşıya idi. İngilizler ürünlerinin yüzde 47'sini, 27 üye ülkeye ihraç ederken, AB mallarının yalnızca yüzde 8'ini İngiltere’ye satıyor.

Ayrılık 1 Ocak’tan sonra daha çok hissedilecek

İngiltere’nin 11 aylık geçiş süreci boyunca tek pazarın parçası olarak kalması nedeniyle AB’den ayrılığı çok fazla hissedilmemişti. Ancak bu 1 Ocak’tan itibaren ayrılık kendisini daha çok hissettirecek. Yeni yıl, ticaret anlaşmasıyla birlikte beraberinde büyük değişiklikleri de getirecek.

AB vatandaşları bundan böyle vizeleri olmadan İngiltere’de yaşayıp çalışamayacak. Bu durum halihazırda İngiltere’de çalışan ve yaşayan 3 milyon kişiyiyse etkilemeyecek. İngilizler de bundan böyle AB ülkelerinde izne tabi olmaksızın çalışıp emekli olamayacak. İhracatçılar ve ithalatçılar gümrük uygulamaları, ürünlerinin kontrol edilmesi ve diğer engellerle karşılaşacak.

İngiltere-AB sınırı şimdiden İngiltere’den Fransa’ya ya da diğer Avrupa ülkelerine gidenlere uygulanan Corona virüsünün yeni mutasyonundan kaynaklanan kısıtlamaların etkisini hissediyor. Çarşamba günü Dover kenti yakınında binlerce kamyon Manş Tüneli’nden geçerek Fransa’ya gitmek için kuyruklar oluşturdu.

İngiltere’de süper marketler tatil sezonunda taze ürünlerin gelmesinin gecikeceğini ve bazı ürünlerin bulunamayabileceğini belirtiyor.

Hala çözülmesi gereken konular var

Ancak AB-İngiltere arasında gelecekteki ilişkilerin ana tartışma konuları halen çözüme bağlanmış değil. Anlaşmaya rağmen hala birçok önemli konuda soru işaretleri aşılamadı. Bunlar arasında İngiltere ve AB arasında güvenlik işbirliği ve İngiltere’nin büyük finans piyasasının AB pazarına erişimi yer alıyor.

Bu habere VOA Türkçe Paris muhabiri Arzu Çakır katkı sağladı.