AB'den Rusya'ya Yaptırımlara Fransa ve Almanya'dan Destek

Avrupa Birliği'nin bu ay içinde Rusya Cumhurbaşkanı Vladimir Putin'in yakın çevresine seyahat yasakları getirmesi ve mal varlıklarını dondurması bekleniyor

AB'den Rusya'ya Yaptırımlara Fransa ve Almanya'dan Destek
Britain Brexit

Avrupa Birliği'nin bu ay içinde Rusya Cumhurbaşkanı Vladimir Putin'in yakın çevresine seyahat yasakları getirmesi ve mal varlıklarını dondurması bekleniyor. Reuters haber ajansı bu iddiayı üç AB diplomatına dayandırdı ve yaptırımlara Fransa ve Almanya’nın da yeşil ışık yakmış olduğunu yazdı.

Putin'in, muhalefet lideri Aleksey Navalny'nin hapse atılmasına misilleme niteliğindeki yaptırımlar, AB'nin dünya çapında insan hakları ihlallerine karşı tedbirler almasına olanak tanıyan ve Aralık ayında yürürlüğe giren yeni bir çerçeve sözleşmenin kapsamındaki ilk uygulama olabilir.

Reuters’a bilgi veren bir diplomat, "Artık yaptırımlardan kaçınamayız. Almanya'nın da yer aldığı grupta yaptırımlar konusunda bir fikir birliği var. Başka türlü karşılık veremeyiz" dedi.

Ancak Berlin ve Paris, Rusya'dan Almanya'ya uzanan Kuzey Akım 2 doğalgaz boru hattının durdurulması gibi bazı Avrupalı müttefiklerin aradığı daha sert adımlara destek vermeyecek gibi görünüyor.

Rusya’nın, geçen hafta ziyaret için Moskova'da bulunan AB Dış İlişkiler Yüksek Temsilcisi Josep Borrell’e haber vermeden Alman, Polonyalı ve İsveçli diplomatları sınırdışı etmesi Avrupa ülkelerinde tepkiye yolaçmış ve yaptırım baskısı artmıştı. Fransa ve Almanya da Moskova’ya karşılık verilmesi gerektiğini söyleyen AB ülkeleri arasına katıldı.

Polonya, Baltık ülkeleri, Çek Cumhuriyeti ve Romanya zaten yaptırımlar için bastırıyordu. AB'nin en güçlü iki ülkesinin de desteğiyle, diğer üye ülkelerin bunu engelleme olasılığının düşük olduğu kaydediliyor. Yaptırım kararı, 22 Şubat’taki AB Dışişleri Bakanları zirvesinde çıkabilir.

Josep Borrell
İLGİLİ HABERLER

Avrupa ile Rusya Arasında Diplomat Krizi

Kuzey Akım 2 projesi ne olacak?

Almanya, Sovyet döneminden kalma Noviçok sinir gazıyla zehirlendiği için Berlin’de tedavi gören Navalny'yi desteklediğini söylüyor. Ancak Almanya’nın Rusya ile de yakın enerji bağları var.

Rusya, Avrupa doğalgaz pazarının üçte birini kontrol ediyor. Rusya'nın devlet enerji şirketi Gazprom’un liderliğinde yürütülen 11 milyar dolarlık Kuzey Akım 2 projesi, Ukrayna'yı atlayan ve Kiev'i transit ücretlerinden mahrum eden mevcut denizaltı boru hattının kapasitesini ikiye katlayacak.

Projeye yönelik ABD’nin cezai tedbirlerine ve Avrupa Parlamentosu'nun engellenmesi çağrısında bulunan bir kararına rağmen, Almanya yaptırımların boru hattını hedef almaması gerektiğini söylüyor. Fransa da bu konuda Almanya’ya destek veriyor.

Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Maas Çarşamba günü Alman milletvekillerine, Navalny'nin hapsedilmesinden sorumlu Ruslar’ı hedef alacak yaptırımların gerekli olduğunu söyledi. Reuters'ın yaptırımları destekleyip-desteklemediğiyle ilgili bir sorusuna Fransa Dışişleri Bakanlığı, "Özellikle Navalny'nin durumu ile ilgili son gelişmeler tamamen dikkate alınacak. AB'nin tepkisi birleşik, güçlü ve kapsamlı olmalıdır" yanıtını verdi.

İLGİLİ HABERLER

Navalny’ye Hapis Cezası Kuzey Akım-2 Projesini Etkileyecek mi?

AB, 2014'te Kırım'ı Ukrayna'dan ilhak etmesi nedeniyle Rusya'ya zaten ekonomik yaptırımlar uyguluyordu. Geçen yıl Putin'e yakın altı Rus yetkiliye Navalny'nin zehirlenmesi nedeniyle seyahat yasakları getirilmiş ve mal varlıkları dondurulmuştu. Moskova iddiaları reddederek, zehirlendiğine dair hiçbir kanıt görmediğini söyledi.

Eski bir Rus casusu 2018'de o dönem AB üyesi olan İngiltere'de zehirlendiğinde, birliğin Rusya'nın ulusal liderliği yerine alt düzey askeri istihbarat görevlilerini hedef alan yaptırımları uygulamaya koyması bir yıldan fazla sürdü. AB, şimdi daha güçlü ve daha hızlı önlemler alma baskısı altında.

Navalny’nin iki müttefiki, Vladimir Aşurkov ve Leonid Volkov, Pazartesi günü AB devletleri ve İngiltere, ABD, Kanada ve Ukrayna'dan temsilcilerle bir video görüşmesine katıldılar. Batılı diplomatlara göre Aşurkov ve Volkov yaptırımların hedefi olabilecek iş, siyaset, yargı ve güvenlik çevrelerinden üst düzey isimler önerdiler.