Barolar İçin 300 Katılımcı Sınırıyla Yasak Sürüyor mu?

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın normalleşme şartları bakımından meslek kuruluşları toplantıları için 300 katılımcı sınırı açıklaması, Türkiye’de yasaklama nedeniyle aylardır seçimli genel kurul toplantılarını yapamayan baroları isyan ettirdi

Barolar İçin 300 Katılımcı Sınırıyla Yasak Sürüyor mu?
(ARŞİV) İzmir Barosu’ndan çoklu baro tasarısına karşı oturma eylemi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın normalleşme şartları bakımından meslek kuruluşları toplantıları için 300 katılımcı sınırı açıklaması, Türkiye’de yasaklama nedeniyle aylardır seçimli genel kurul toplantılarını yapamayan baroları isyan ettirdi.

Kabine toplantısı sonrasında Erdoğan’ın “Sivil toplum kuruluşları, meslek odaları, kooperatifler ve benzeri kuruluşların genel kurulları düşük, orta ve yüksek riskli illerde katılımı 300 kişiyi geçmeyecek şekilde yapılabilecektir” açıklaması soru işaretleriyle karşılandı.

Erdoğan’ın açıklaması itibariyle sivil toplum kuruluşları, meslek odaları, kooperatifler ve benzeri kuruluşlar açısından toplantı yasağı çok yüksek riskli kategorisindeki 17 ilde devam edecek görünüyor. Dernekler ve özellikle barolar gibi pek çok örgüt ise düşük, orta ve yüksek riskli illerde katılımcı sayısı 300 kişiyi geçmeyecek şekilde toplantı yapabilecek görünüyor. Ancak İçişleri Bakanlığı’nın genelgesiyle siyasi partiler kongrelerini yapabilmesine karşın barolar başta olmak üzere genel kurul toplantılarını gerçekleştirmek üzere toplantı yasağı kapsamındaki örgütler açısından 300 katılımcı sayısı sıkıntı yaratıyor.

Ankara, İstanbul, İzmir, Diyarbakır gibi üye sayısı binlerce olan barolar, geçtiğimiz yılın Aralık ayı itibariyle kendi genel kurul toplantılarını yaptıktan sonra seçtikleri delegelerle Türkiye Barolar Birliği yönetimini yeniden belirlemeyi öngörüyordu. Ancak geçtiğimiz yaz “çoklu baro” düzenlemesiyle AKP iktidarınca toplumsal muhalefet yaptıkları için bölünmelerine yol açacak şekilde hedef alınan baroları da kapsayacak şekilde toplantı yasağı hayata geçirilmişti.

İçişleri Bakanlığı’nın Corona virüsü salgını gerekçesiyle Türkiye genelinde uygulamaya koyduğu toplantı yasağında ilçe ve illerde seçimli kongreler yapmaları gereken siyasi partiler ise istisna tutulmuştu. Bu istisna kapsamında, muhalefet partileri, sadece delege ve parti yöneticileri katılımlarıyla sınırlı sayıda katılımcı ile salgın koşullarına uymak amacıyla kongrelerini düzenlemişti. Son haftalarda iktidar partisi AKP’nin ise özellikle il kongrelerini izleyici statüsünde binlerce partili katılımıyla kapalı mekanlarda yapması ise halen tartışılıyor.

Kamuoyundaki tepkilerin ardından bugün Erdoğan’ın kademeli normalleşme kararı alındığını ve toplantı yasağını çok yüksek riskli iller dışında kaldırdıklarını açıklaması ise barolar başta olmak üzere üye sayısı binlerle ifade edilen meslek kuruluşları açısından soru işareti yarattı.

VOA Türkçe’nin görüştüğü baro başkanları ve yöneticileri, barolar için mutlaka 300 katılımcı sınırlamasından vazgeçilmesi gerektiğini aksi takdirde küçük illerdekiler hariç genel kurul toplantılarını yapamayacaklarını bildirdi. Bu noktada iktidara “samimiyet” çağrısı yapan baro başkanları, binlerce üyeleri itibariyle kanunen 300 kişiyle genel kurul yapamayacakları aşikar olan barolar için özel bir düzenleme yapılmasını istedi.

Mevcut durumda Türkiye Barolar Birliği’nin (TBB), baro genel kurulları yapılamamış olduğu için halen seçimli genel kurul toplantısını yapamadığını vurgulayan bazı baro başkanları, şimdi de 300 katılımcı şartıyla barolara yeni bir engel yaratıldığını ve bunun TBB’de Metin Feyzioğlu yönetiminin süresini uzatmaya devam ettiği görüşünde.

Türkiye’de Gümüşhane-Bayburt illeri bölge barosuna sahip olduğu için 80 baro bulunuyor ve bu barolardan 79’u yasaklamalar nedeniyle 2020 yılında yapmaları gereken seçimli genel kurul toplantılarını yapabilmiş değil.

Ankara Barosu: "Şu anda tam bir kaos hali ortaya çıktı"

Ankara Barosu Başkanı Erinç Sağken, VOA Türkçe’ye yaptığı açıklamada, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bugünkü açıklamasının ardından her ilin valilikler bünyesindeki hıfzısıhha kurullarınca o ildeki normalleşme ya da normalleşmeme koşullarını içeren genelgeler yayınlanacağını vurguladı.

Valilikler tarafından kanuni düzenlemelere aykırı genelgeler hazırlanmaması gerektiğini ve kanunlara uygun düzenleme beklediklerini kaydeden Sağken, “Kanuni bakımdan barolarca genel kurul yapılabilmesi için üye sayısının en az yüzde 10 oranında katılım olması lazım. Ankara Barosu’nun 20 bini aşkın üyesi avukat meslektaşımız var. Dolayısıyla ilk gün genel kurul yapılabilmesi için en az 2 binin üzerinde avukat imzasıyla toplantıyı açabiliyoruz. Eğer toplantılar için 300 katılımcı şartında ısrar edilirse ve barolar için ayrıca düzenleme yapılmazsa örneğin Ankara Barosu gibi büyük illerdeki barolar için toplantı yasağı fiilen kalkmış olmuyor. Katılımcı sınırlamasında bir düzenleme olmazsa AK Parti kongreleri kapalı salonlarda binlerce kişiyle yapılırken barolarda seçimler yapılması önündeki engel devam edecek görünüyor. Katılımcı sayısı 300 ile sınırlı iken kanuni açıdan barolarca yapılması mümkün değil. Şu anda tam bir kaos hali ortaya çıktı” dedi.

Türkiye’de üye avukat sayısı az olduğu için 33 baro tarafından 300 katılımcı şartıyla genel kurul toplantısı yapılabileceğini açıklayan Sağken, ancak katılımcı şartıyla ilgili barolar için başka bir düzenleme olmazsa Ankara, İstanbul, Kayseri, Konya, Antalya gibi pek çok büyükşehirdeki barolarca genel kurul yapılamayacağını ifade etti.

Sağken, bugün normalleşme açıklaması yapılırken toplumsal ihtiyaçların dikkate alınmadığını düşündüğünü de belirterek, “Aslında hiçbir ön hazırlığın yapılmadığını anladığımız bir kaosa sürükleniyoruz. Genel kurul süreçleri tamamlanarak barolarca delegelerin seçilemediği bir farklı kaosu yaşayacağız görünüyor. Normal koşullarda 80 baro tarafından genel kurul yapılması, ardından barolarca seçilmiş delegelerin katılımıyla Türkiye Barolar Birliği (TBB) Genel Kurulu yapılması gerekiyor. Şimdi barolardan bir kısmı genel kurul toplantısı yapabilirken diğerleri yapamazsa bu durumda yine TBB yönetimini değiştirecek genel kurul toplantısı yapılamayacak” diye konuştu.

İzmir Barosu: "Aklımızla alay ediyorlar"

İzmir Barosu Başkanı Özkan Yücel de, VOA Türkçe’ye yaptığı değerlendirmesinde, bugünkü 300 katılımcı şartlı toplantı açıklamasına tepkili. “Aklımızla alay ediyorlar. Bizce hedef yine barolar” diyen Yücel, TBB’nin yönetimini değiştirmeyi engellemeyi amaçlayan şekilde barolarca genel kurul toplantısı yapılmasını engellemeye dönük şekilde karar alındığı görüşünde.

Yücel, “Normalleşme başlıyor denilmesiyle toplantı yapılabileceği söylendi. Ancak katılımcı sayısı sınırıyla aslında baro genel kurulları yapılamayacak deniliyor. Barolar genel kurullarını tamamlayamadığı sürece Türkiye Barolar Birliği’nin genel kurulu da yapılamayacak. Bunu TBB’de Metin Feyzioğlu iktidarını sürdürmeye yönelik bir adım gibi yorumluyoruz. 300 sınırlaması olduğu üzere serbest bırakılsa dahi barolar açısından toplantı yapma imkanı bulunmuyor” dedi.

Salgın gerekçeli toplantı yasağı baroları nasıl etkilemişti?

İçişleri Bakanlığı'nın, 2 Ekim’de yayımladığı genelgesiyle genel kurul toplantıları dahil kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, dernekler, birlikler ve kooperatiflerce yapılacak her türlü etkinliğe yasaklama getirmesi tartışma yaratmıştı. Ekim ayında henüz vaka sayısı bugünkü düzeyde değilken, “çoklu baro” düzenlemesiyle İstanbul’da 2 No'lu Baro kurulmasına karşın Ankara gibi diğer illerde hükümete yakın kesimlerce henüz ikinci baroların kurulmamış olması nedeniyle bunun özellikle yapıldığı öne sürülmüştü. İllerde barolarca yapılacak genel kurul toplantıları yasayla belirlenmiş takvime bağlıyken, yasal seçim takvimine ilişkin hükmün bir bakanlık genelgesiyle değiştirilmesi hukuki tartışma yaratmıştı.

İzmir’de idari yargı, İzmir Barosu’nun yasa hükmüyle belirlenmiş genel kurulu yani seçim sürecine genelgeyle yasaklama getirilemeyeceğine karar vermişti. Ancak yargı kararı bulunmasına rağmen açık havada 17-18 Ekim’de yapılacak baro toplantısına İzmir İl Seçim Kurulu temsilci göndermezken, polis müdahalesinde bulunulmuştu.

Ankara’da ise idari yargı Ankara Barosu’nun başvurusunu reddetmişti. Dolayısıyla yargıda barolarca yapılacak genel kurul toplantıları için karar birlikteliği ortaya çıkmaması da dikkat çekmişti.

İçişleri Bakanlığı’nın Kasım ayı sonundaki genelgesiyle de toplantı yasağı kararı yeniden 1 Aralık’tan itibaren üç ay süreyle uzatılmıştı. Dolayısıyla o yasaklama 1 Mart itibariyle bugün sona eriyordu.