Danıştay'dan Basın Kartı Kararı

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, Çağdaş Gazeteciler Derneği’nin, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’nın 14 Aralık 2018’de yürürlüğe koyduğu yeni Basın Kartı Yönetmeliği’ne karşı açtığı davada, tartışmalı maddelerle ilgili “Yürütülmesi’nin Durdurulması” gerektiğine hükmetti

Danıştay'dan Basın Kartı Kararı

Danıştay, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçiş süreciyle, İletişim Başkanlığı’nın basın kartı sahipliği hakkına müdahale etmesine yol açan yeni yönetmelik hakkında, “demokratik toplumlarda basın ve ifade özgürlüğü yaşamsal” mesajıyla basın kartı hakkına keyfi müdahale yapılamayacağına karar verdi.

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, Çağdaş Gazeteciler Derneği’nin, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’nın 14 Aralık 2018’de yürürlüğe koyduğu yeni Basın Kartı Yönetmeliği’ne karşı açtığı davada, tartışmalı maddelerle ilgili “Yürütülmesi’nin Durdurulması” gerektiğine hükmetti.

Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD), bugüne değin aralarında gazetecilik mesleğinde 20 yılı geride bırakması nedeniyle “sürekli basın kartı” sahipliği hakkına kavuşanlar da dahil olmak üzere bazı basın mensuplarına İletişim Başkanlığı’nca kart verilmemesine gerekçe olan yönetmeliğe karşı hukuki mücadelesini sürdürüyor.

ÇGD, Danıştay’ın Basın Kartı Yönetmeliği’ne basın özgürlüğüne aykırı olduğu gerekçesiyle “dur” dediğini açıklayarak, “iktidara makbul gazeteci incelemesi yapamazsınız” uyarısında bulunulduğunu bildirdi.

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, yeni yönetmelikteki hükümler itibariyle ''milli güvenlik ya da kamu düzenine aykırılık veya bunları alışkanlık edinme”, “gazetecilik meslek onurunu zedeleyecek işler yapılması” gibi muğlak ve keyfi gerekçelerle Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’nın basın kartlarını iptal edemeyeceğine karar verdi. Bu düzenlemelere ilişkin yürütme durduruldu. Bunun yanı sıra “Cumhurbaşkanlığı çalışanları gibi bürokrat ve memurlara hiçbir şart aramadan ulufe gibi basın kartı verilmesi” yolunu açan yönetmelik düzenlemeleri de askıya alındı.

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun kararında, 14 Aralık 2018 tarihli Basın Kartı Yönetmeliği’nin gazetecileri baskı ve endişe altında tutacağına dikkat çekildi. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’nın basın kartı vereceği kişilerde arayacağı şartları içeren temel ilkelerin, bu hakka keyfi bir şekilde müdahale edilmesini önleyecek şekilde düzenlenmesi gerektiği uyarısı yapıldı.

ÇGD: "Gazetecilere giydirilmeye çalışılan deli gömleği yırtıldı"

ÇGD Genel Başkanı Can Güleryüzlü, ÇGD Yönetim Kurulu üyesi Kenan Şener ve avukat Onur Can Keskin, Gazeteciler Cemiyeti Basın Evi’nde düzenlenen toplantı ile Danıştay’da devam eden yargı sürecine ilişkin detaylı bilgi verdi.

Güleryüzlü, “Bu yönetmelik gazetecileri belli bir kalıba sokma, adeta deli gömleği giydirerek zapt etme amacı taşıyordu. Yani İletişim Başkanlığı istediğine kart vermeyecek, istediğini ömür boyu kart başvurusu yapamayacak şekilde reddedecekti. Bu kabul edilemezdi. Açtığımız davada önce Danıştay 10. Dairesi, basın kartı için getirilen sigorta primlerinin basın iş yasasına göre yatırılması şartını kaldırdı. Dilekçemizde yürütmesinin durdurulmasını talep ettiğimiz diğer hükümlerin reddedilmesi üzerine, avukatımız aracılığıyla İdari Dava Daireleri Kurulu nezdinde itiraz yapıldı. Ve Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, yani ülkenin en yüksek idari yargı mercii, kararında basın özgürlüğü tarifi yaptı, mevcut yasalar ve Anayasa uyarınca idareyi, hukuka uymaya çağırdı” bilgisini paylaştı.

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu kararıyla İletişim Başkanlığı’nın iki yılı aşkın süredir yürüttüğü keyfiliğe yürütmeyi dur denildiğini vurgulayan Güleryüzlü, “Yönetmelik, gazetecileri belli bir kalıba sokma, adeta deli gömleği giydirerek zapt etme amacı taşıyordu. Dolayısıyla gazetecilere giydirilmeye çalışılan deli gömleği yırtılmıştır” dedi.

Basın ve ifade özgürlüğü açısından gazetecileri de korumak gerektiği kaydeden Güleryüzlü, “Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, bu kararıyla, basın kartı vermemek basın özgürlüğünü, gazetecinin çalışmasını engellemektir, basın kartını komisyon kararı olmadan iptal etmek hukuki değildir, gazeteci, bazı davranışları “alışkanlık haline getirmesi” gibi muğlak ifadelerle engellenemez,basın kartını keyfi olarak iptal edemezsin, sonrasında gazeteciye ‘ömür boyu başvuru yapamaz’ diyemezsin, basın ve ifade özgürlüğü vazgeçilmezdir, bunun için memura değil gazeteciye kart verilmelidir demiştir. Bir kez daha ortaya çıkmıştır ki İletişim Başkanlığı hukuk dışı eyleme imza atmıştır. Bu yönetmelik hükümlerine göre verilen ve hukuk dışı olduğu ortaya çıkan tüm kararlar iptal edilmelidir” diye konuştu.

Güleryüzlü, Danıştay’ın kararına uyma çağrısı yaptığı Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’na, “Hukuki olmadığı tescil edilen bu yönetmelik hükümleriyle kaç gazetecinin basın kartı keyfi olarak engellenmiştir, idare kaç gazeteciye kart vermeyerek hukuk dışı işlem kurmuştur?” sorularını da yöneltti.

Güleryüzlü, ÇGD gibi meslek örgütleriyle birlikte çalışması için İletişim Başkanlığı’na seslenerek, “Basın Kartı Komisyonu, kart vermekle görevli bir yapı. Tüm üyeleri İletişim Başkanlığı tarafından belirlenen bir komisyon. Bu bile komisyonun göstermelik olduğunun kanıtıdır. Basın kartları basın meslek örgütleri dışlanarak verilemez. Bizim sendikalarımız var, cemiyetlerimiz, derneklerimiz var. Yurt çapında örgütlü gazetecileriz ama kimin gazeteci olduğuna hayatında bir gün bile gazetecilik yapmamış memurlar karar veriyor. Basın meslek örgütleri komisyonda olmalı” dedi.

Altun’un “terör seviciler” suçlamasına yanıt: "ÇGD tarihine bakmalı"

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun ise, dün gece karara ilişkin bugün açıklama yapılacağı bilgisi paylaşılınca “Basın Kartı Yönetmenliğimizin bazı maddeleri Danıştay tarafından iptal edilmiş. Daha iyisini yapmak için derhal çalışmaya başladık. Görevde olduğumuz müddetçe ‘gazetecilik’ adı altında ‘terörizm propagandası’ yapanlarla mücadele edeceğiz. Terör seviciler boşuna sevinmesinler” açıklaması yaptı.

Altun, Danıştay’ın kararına rağmen basın kartı hakkına sahip olmasına rağmen İletişim Başkanlığı’nca kartı verilmeyen tüm gazetecileri zan altında bırakacak şekilde ilgili gazeteciler için “PKK veya FETÖ propagandası yapanlar” suçlamasında bulundu.

Gazetecilere yönelik terörizm suçlamasına karşı ÇGD Genel Başkanı Güleryüzlü ise, “Altun’un basın özgürlüğüne düşman” gibi tutum takındığını işaret ederek, “ÇGD tarihine vakıf olmasını öneriyoruz. ÇGD, Mustafa Ekmekçi, İzzet Kezer, Uğur Mumcu’ların yani habere giderken ölmeyi göze alanların derneğidir. Birkaç maaş ile Saray’dan hayatı yorumlayan insanların değildir. Halkın haber alma hakkı için mücadele edenlerin derneğidir” dedi.

Güleryüzlü, eğer kararı nedeniyle Altun’un “terör sevici” sözü ile Danıştay’ı hedef alıyorsa, kendisine hukuk devleti ilkesini anımsattığını ifade etti.

Yıldız Yazıcıoğlu