Erdoğan’dan Muhalefetle ABD ve AB’ye Boğaziçi Eleştirisi

Cumuhurbaşkanı Erdoğan, Boğaziçi Üniversitesi’ndeki öğrenci eylemlerinden muhalefeti sorumlu tutarken, polisin olaylara müdahale şeklini kınayan ABD ve AB’ye de tepki gösterdi

Erdoğan’dan Muhalefetle ABD ve AB’ye Boğaziçi Eleştirisi

Boğaziçi Üniversitesi’nde atanmış rektörü protesto etmek için başlayan eylemler beşinci haftasına girdi.

Boğaziçi Üniversitesi’ne rektör olarak kurum dışından Profesör Melih Bulu’yu atayan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bir yandan eylemi Boğaziçi öğrencilerinin düzenlemediğini öne sürerken diğer yandan da ‘‘Rektörün odasını işgal etmeye çalışırsanız size hoş geldin’’ demezler diyerek Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerini eleştirdi.

Erdoğan, Üsküdar'daki Hz. Ali Camisi'nde Cuma namazı sonrasında yaptığı konuşmada ‘‘Bunun öğrencilerimizle yakından uzaktan alakası yok. Bu işin başını hem siyasetin bir boyutu çekiyor - ki dün akşam işte görüyorsunuz dağdan beslenenlerin yani HDP'nin Kadıköy'de yapmış olduğu çağrı ve oradaki gösteriler bunun çok açık net ifadesidir. Aynı şekilde ana muhalefetin başının bu işte üstlendiği görev ortadadır. Şu anda 207 üniversite var. Bakınız karıştıra karıştıra sadece Boğaziçi Üniversitesi'ni karıştırdılar. Fakat Boğaziçi üniversitesi geriye düşüyor. Melih Bey, burayı yeniden ayağa kaldırmak için gelen bir arkadaşımız. Melih Bey iki farklı üniversitede rektörlük yapmış bir insan. ODTÜ'den gelme, Boğaziçi ile ilişkileri olan bir insan ve alanında başarılı olan bir arkadaş. Kendisini oraya atamaktan dolayı da bazı TV kanalları çıkmışlar, ‘istifa etmelidir’ (diyorlar). Yürekleri yetse Cumhurbaşkanı da istifa etmelidir diyecekler’’ dedi.

Cumhurbaşkanı’nın bu sözlerinin ardından #Cumhurbaşkanıİstifa etiketi altında sosyal medya kampanyası başlatıldı.

Erdoğan’dan ABD’ye tepki: ‘‘Zenci vatandaşlarınızı, orada polisler nasıl yere yatırıp öldürdüler? Nasıl izah edeceksiniz?’’

Cumhurbaşkanı Erdoğan, önceki gün ‘‘İfade özgürlüğü ve bazılarının rahatsız edici bulacağı söylevler bile işleyen bir demokrasinin kritik unsurlarıdır. ABD temel demokratik özgürlükleri için mücadele edenlerle omuz omuza durmaya devam edecektir’’ açıklamasında bulunan ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Ned Price ile Avrupa Birliği ülkelerinde yapılan açıklamalara da tepki gösterdi.

Cumhurbaşkanı, ‘‘Amerika ve AB ne diyorlar? ‘Biz Boğaziçi'nde olanları kınıyoruz, Amerika'ya ben şunu söylerim. Şurada seçim öncesinde Amerika'daki olaylardan demokrasi adına hiç utanç duymuyor musunuz? Oradaki olaylarda herkes birbirini nasıl tehdit etti, ırkçılıkta tavan yaptınız. Zenci vatandaşlarınızı, orada polisler nasıl yere yatırıp öldürdüler? Nasıl izah edeceksiniz?

Macron sesleniyor AB'den. ‘Ya Macron, sen önce sarı yelekliler meselesini hallet.’

Bu işi bir daha Gezi olaylarıyla aynı yere getiremeyecekler. Onun için de bütün emniyet teşkilatımız her türlü adımını kararlılıkla atıyor’’ diye konuştu.

35 yıldır Boğaziçi Üniversitesi Ekonomi Bölümü’nde ders veren Profesör Ayşe Buğra’dan ‘‘Osman Kavala denilen kişinin karısı da yine aynı şekilde Boğaziçi'nde bu provokatörlerin yanında yer alan bir kadındır’’ diyerek bahseden Erdoğan, beş haftadır Boğaziçi Üniversitesi’nin güney kampüsündeki rektörlük binasına sırtlarını dönerek atamayı protesto eden öğretim üyeleri hakkında da ‘‘Akademisyenlerin içerisinde bu işe teşne olanlar da var’’ değerlendirmesinde bulundu.

Boğaziçili akademisyenler: ‘‘5 haftadır yüzlerce hoca olarak haksız rektör atamasını Güney Meydan’da ısrarla protesto ediyoruz’’

Erdoğan’ın bu sözlerine rağmen Boğaziçi Üniversitesi’nde akademisyenlerin yaptığı eyleme bugün de 200’den fazla öğretim üyesi katıldı.

Okunan basın açıklamasında ‘‘Atanmış rektör 3 Şubat tarihinde yayımlanan bir mülakatta gerçek dışı iddialar dile getirmiştir. 20 kişilik bir hoca grubunun kendisine verilecek desteği bloke ettiğini, görüştüğü pek çok hoca ve bir önceki rektörün ise arkasında olduğunu öne sürmüştür. Halbuki bizler 5 haftadır yüzlerce hoca olarak haksız rektör atamasını Güney Meydan’da ısrarla protesto ediyoruz. Dahası rektörün görüştüğü hocalarımızın hemen hepsi atanma şeklinin yanlış olduğunu kendisine iletmiş, yine hemen hepsi istifa etmesinin doğru olacağını bizzat yüzüne söylemiştir. Bu basın açıklamasını polis ablukasında olan, basının alınmadığı bir kampüsten yaptığımızı yinelemek isteriz. Tüm kamuoyunu bu süreçte bizim ve öğrencilerimizin haklı mücadelemize yönelik karalama kampanyalarına, kurumumuzu ve öğretim üyelerimizi yıpratmaya çalışan söylemlere itibar etmemeye çağırıyoruz. Bugün de bu meydanda görüldüğü gibi yüzlerce hoca olarak atanmış rektörün istifasını talep ediyoruz’’ denildi.

Boğaziçili akademisyenler hocalara ve öğrencilere uygulanan şiddet ve tacizin derhal durdurulmasını da talep etti.

Öğrenciler ve hocalar daha sonra ‘‘Öğrencilerimizi serbest bırakın, arkadaşlarımızı serbest bırakın’’ ve ‘‘Melih baksana kaç kişiyiz saysana’’ şeklinde sloganları attılar.

ODTÜ’lü akademisyenler: ‘‘Yaşadığımız sorunun Boğaziçi’nin değil tüm üniversitelerin ve Türkiye’nin sorunudur’’

Boğaziçi Üniversitesine bugün bir destek de Rektör Bulu’nun lisans eğitimini aldığı Ortadoğu Teknik Üniversitesi’nden (ODTÜ) geldi.

Ellerinde ‘Öğrencime dokunma’ dövizi taşıyan 100’den fazla akademisyenin katıldığı eylemde okunan bildiride, ‘‘Üniversitelerin dışarıdan herhangi bir baskıya maruz bırakılmaması toplumsal refah açısından önemlidir. Ülkemizdeki tüm üniversitelerde rektörlerin ve diğer yöneticilerin seçimle işbaşına gelmesi çok önemlidir. Yaşadığımız sorun sadece Boğaziçi Üniversitesi'nin değil, tüm Türkiye üniversitelerinin ve olası olumsuz sonuçları açısından Türkiye'nin sorunudur’’ denildi.

Ahmet Şık hakkında soruşturma başlatıldı

Ahmet Şık
Ahmet Şık

Bu arada Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, ‘‘Bazı internet siteleri ve sosyal medya mecralarında; Bağımsız milletvekili Ahmet Şık’ın Boğaziçi protestolarını bahane ederek, "Bu hükümet seçimle gitmeyecek, sokağa çıkın" çağrısında bulunduğuna dair haberler yer alması üzerine, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Parlamenterler Bürosu tarafından, 27. Dönem bağımsız milletvekili Ahmet Şık hakkında TCK 214. Maddesi kapsamında “Suç işlemek için alenen tahrik” suçundan soruşturma başlatıldığını duyurdu.

Soruşturmanın sonucuna göre, Şık hakkında dokunulmazlığının kaldırılması için TBMM’ye fezleke hazırlanabilir.