"PANDEMİ GÜNLERİ'nde KADIKÖY SÖYLEŞİLERİ"

Mehrizat:"Yarım kalmış şiirlerimi toparlıyorum."

"PANDEMİ GÜNLERİ'nde KADIKÖY SÖYLEŞİLERİ"
"PANDEMİ GÜNLERİ'nde KADIKÖY SÖYLEŞİLERİ"
"PANDEMİ GÜNLERİ'nde KADIKÖY SÖYLEŞİLERİ"
Kadıköy- Nusret Karaca 
Pandemi günlerinde "Böyle günlerde ya sanat olmasaydı!"diye başladım kalem ve kağıtla kucaklaşmaya.Hoş! aslında hiç ayrı kaldığımız olmadı ya,bu günlerde daha bir sıkı fıkı olduk!Yazılar peşi sıra ortaya çıkmaya başladı.Şiir,günlük,tarih...
derken Nurullah Can ile de "Pandemi Günleri'nde Kadıköy Söyleşileri."
...
13 Aralık 2020 Pazar
Şimdi de WatsApp'tan Kadıköylü şair Mehrizat ile kısa bir söyleşi
...
Marmara Üniversitesi'nde Fransızca Öğretim Görevlisi olduğu dönemlerden beri uzun süre görev yaptığım Kadıköy Kız Lisesi'nde(İstanbul Kadıköy Lisesi) gerçekleştirdiğimiz kültür sanat etkinlikleri'nde hep yanımızda oldu.
Kadıköy'de bir çok etkinlikte de birlikte yer aldık,programlar yaptık.Uzun bir süre TYS (Türkiye Yazarlar Sendikası) Kadıköy Temsilcisi olarak görev yaptı.
Şimdilerde akşamları seslendirdiği şiirleri paylaşıyor dostlarıyla WhatsApp'tan.
İşte Mehrizat ile "Pandemi Günleri'nde bir
Kadıköy Söyleşisi"
..
-Mehrizat hocam;Öncelikle zaman ayırdınız.Gerçi böyle günlerde en bol şey zaman ya!...Yine de teşekkür ediyorum.
-Sevgili Nusret Karaca,coronavirus pandemi günleri başlangıçta Evrenin ve insanlığın sonu gibi derin bir karamsarlıkla girdiyse de yaşantılarımıza ne yazık ki yavaş yavaş günlük vazgeçemediğimiz başımızdan savamayacağımız bir nitelik kazanmayı başardı. Ondan söz etmediğimiz konu ve gündem içeriği kalmadı bugünlerde.
Her gün ,her yayında onun haberlerini bekler, gelişmeleri izler ve iyileşme kurtulma haberlerini arar olduk.Öncelikli sorunumuz oldu.Çevremiz ve yakınlarımızla ondan sözetme,dertleşme alışkanlığı kazandık. Bunun gibi benzeri tedirginlik kuşkulu,acılı düşüncelerimizi hafifletmek avunmak amacıyla kendimizi yazmaya okumaya değişik uğraşlar bulup kişilik yönlerimize çeşitli biçim ve anlam vermeye buluşlar edinmeye çalıştık.Bence en esnek en yararlı kararlar bunlar oldu.Bol bol dostlarımızla telefon konuşmaları yapıyoruz. Özlediklerimizi görüntülü arayarak yanımızda var saymaya giriştik.Yarım kalmış yazı ve şiirlerimizi, kitaplıklarımızı düzenlemeyi başardık.Sanatçı arkadaşlarımızla gelecek güzel günlerin düşlerini ve yapacağımız etkinlikleri konuştuk .Eski normal güncelliklerimizi andık. Yeniden o güzel günlere tez elden ulaşabilmeyi diledik.Gazetelerden, dergilerden, çevre ortamların gidip katılamadığımız haberlerini imrenerek okuduk.Ama asla umutlarımızı yitirmedik.
-Sosyal sorumluluk projeleri içinde yer alırdınız.Sivil toplum kuruluşları ile iletişim içindeydiniz sürekli.Şimdilerde?
-Şişli'de oturan yakın arkadaşlarım var. Uzun yıllardır çevre aile ve birey sorunlarıyla yakından ilgilenir,onlara her çeşit yardıma, dayanışma ve destek vermeye gönüllü koşarlar. Bilindiği gibi Şişli de Kadıköy gibi en aydın bilinçli yurtsever İlçelerimizden biridir.Ben orada oturmasam da çocukluğumdan bu yana en sevdiğim en iyi bildiğim toplumsal duyarlılığa tanık olduğum güvendiğim bir bölgedir. Pandemiyle birlikte Kültür Sanat Sağlık Sosyal temelli bir dernek kuruluşuna beni de aldılar.Kuruluşundan bu yana onlarla birlikteyim ve benden istedikleri sanat edebiyat konusunda katkılar vermekteyim.Akşamları öncelikle yitirdiğimiz eski ustalarımızdan başlamak üzere belli günlerini yıldönümlerini de izleyerek sevilen şiirlerini seslendirmekteyim.Simdilerde yaşayanlardan da genç yeteneklerden de aktarmalar yapmaktayım. Aksamüstlerini sesimizle yorumumuz ve dostlarımızın söylemleriyle değerlendirmeye az çok sıkıntılı günlerimizi renklendirmeye coşturup sorunlarımızı kaygılarımızı azaltmaya çalışıyorum.
-Şiirleriniz?
-Daha önce de söylediğim gibi. Yarım kalmış şiirlerimi yeniden düzenlemeye ve yepyenilerine de ağırlık vermeye çabalıyorum.
-Eğitimci ve Şair olmak çok farklı bir duygu bana göre.! Sizce?
-Eğitimci olmanın en önemli yararı öncelikle kültür sanatta ve öteki tüm alanlarda bir iki adım öne götürür kişiyi. Bu konuda alınan eğitim ölçüsüne yeterliğine doğru düzgünlüğüne göre dilediği alanda başarıyı çoğaltma niteliği sağlar. Şairlik salt duygu ve anlam içeriğine değil söylem yazım eylem öğreniminde de kişiyi geliştiren nitelik ve yeteneklerini sağlamlaştıran kimlik kişilik yönlerini belirlemede ,ustalık kazandırmada yardımcı olan bir dayanaktır .
Eğitimci ve Şair biribirlerini destekleyerek iyiye güzele doğruya ve ustalığa giden yolların kapılarını açmada yardımlaşırlar.
-Kadıköy deki Salı Salah Birsel ve Perşembe Ahmet Miskioğlu Türk Dili Dergisi edebiyat toplantıları
-Evet! Kadıköy deki bu Edebiyat toplantılarına gelirsek... Perşembe Toplantıları Türk Dili Dergisi yöneticisi kurucusu Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi Ahmet Miskioğlu 'nun denetiminde gerçekleştirilen, çok bilinçli aydın yetenekli ustaların katıldığı önemli günlerdi.Sonraları genç yetenekler ve emekli öğretmenlerin de katılımıyla daha da önem kazandı.O günlerde sanattan yeniliklerden yayınlardan yeni yapıtlardan sözedilir değer bulan şiir roman öykü bölümlerinden yorumlar yapılır, alıntılar okunur, eleştiriler açılır ,paylaşım yapılırdı.Salah Birsel in de önceleri katılmış olduğu bu toplantılar sonraları bir yol ayrımına girdi.
Salı günü yapılan Salah Birsel edebiyat günleri çoğunlukla genç öğrenci yetenekler ve yakın dostlarla önem kazandı ve ustanın bu dünyayı bırakıp gittiği güne dek sürdü. Aynen yıllar sonra Ahmet Miskioğlunun da her şeyi
bırakıp aydınlıklara karıştığı ve dergisinin de Perşembeleri'nin de kapandığı gibi .Daha sonra Perşembe günlerini artık öğrencisi Av.Sencer Karacalioğlu sürdürmekte ve dergiyi de internet sitesinden yürütmekte.
-Çok teşekkür ediyorum Mehrizat hocam.Sağlıklı, Kültürel ve Sanatsal bol etkinlikli günlerde buluşmayı diliyorum Kadıköy'de
-Ben de teşekkür ediyorum Nusret Karaca.
Sevgiyle...
...
Evet! "Şiir yaşantının yüreğidir."demişti bir söyleşimizde sevgili Mehrizat
Can Gürzap"Sanat beynin vitaminidir " diyor.
Bu pandemi günlerinde bizler de böyle besleniyoruz.
"İyi ki böyle sanatçı dostlarımız var." derim ya!
İyi ki!
Yoksa bu bulaş günleri'nde bir de beyne yararlı vitaminlerle beslenemezsek!
İşte bizim esas o zaman bağışıklığımız çöker.
"Sanat hayatın yansımasıdır."
Öyleyse devam!
.....
YÜZÜN BEN, GÜLÜŞÜN AY
Gitmek
Nereye nasıl neden
Gitmek, savrulmaktır derelere tepeden
Gidiyorum, gidemiyorum
Dikili birer anıt ayaklarım yollarda
Seni bırakamıyorum
Kalmak acılarımsa
Gidebilmek de büyüklüğümdür
Sevgilerim ardımda
Bakmak
Nereden neyle neden
Bakmak, vurulmaktır benlere yürekten
Bakıyorum, bakamıyorum
Çakılı birer çivi gözlerim yüzünde
Sana doyamıyorum
Bulmak mutluluğumsa
Seni görmek de maviliğimdir
Sonsuzda uçuştukça
Tanımak
Kimi nerede neden
Tanımak, durulmaktır anlamla gerçekten
Tanıyorum, tanıyamıyorum
Ekili birer tohum duygularım kanında
Senden çıkamıyorum
Anlamak yaşantılarımsa
Seni sevmek de özgürlüğümdür
Sen bana koştukça
Dokunmak
Kime neyle neden
Dokunmak, tutulmaktır senlere birden
Dokunuyor, dokunamıyorum
Büyülü birer çiçek avuçlarım yanımda
Seni tutamıyorum
Öpmek sabahlarımsa
Yüzün de güzelliğimdir
Sen bana baktıkça
MEHRİZAT
 
Fotoğraf 1:Sol başta Mehrizat,yanında Nurullah Can,Tekin Gönenç.Ayakta Nusret Karaca ve öğrencileri.
Kadıköy Kız Lisesi(Şimdiki İstanbul Kadıköy Lisesi) Kitap Günleri
...
Fotoğraf 2:Alt sıra sağdan 3.Kadıköy Kız
Lisesi(Şimdiki İstanbul Kadıköy Lisesi)
Geleneksel Kültür Sanat Etkinlikleri Yazarlar İmza Günleri'nde yazarlar ve öğrencilerle tarihi Mahmut Muhtar Paşa Köşkü önünde.
Fotoğraf 3:Ön sıra ortada(6.)Mahmut
Muhtar Paşa Köşkü önü.(Kitap Günleri)