"Pfizer Aşısı Corona Virüsünün Bulaşmasını Azaltıyor"

Reuters haber ajansına göre İsrail'de yapılan iki araştırma, Pfizer'ın Alman biyoteknoloji firması BioNTech ile ortak geliştirdiği Corona virüsü aşısının Corona virüsünün bulaşmasını büyük ölçüde azalttığını ortaya koydu

"Pfizer Aşısı Corona Virüsünün Bulaşmasını Azaltıyor"

Reuters haber ajansına göre İsrail'de yapılan iki araştırma, Pfizer'ın Alman biyoteknoloji firması BioNTech ile ortak geliştirdiği Corona virüsü aşısının Corona virüsünün bulaşmasını büyük ölçüde azalttığını ortaya koydu. Araştırmalar, Corona pandemisiyle mücadelede karşı karşıya kalınan en büyük sorulardan birine ışık tutar nitelikte.

İsrail Sağlık Bakanlığı ve Pfizer'ın yürüttüğü veri analizi çalışması, Pfizer'ın aşısının Corona enfeksiyonunu hastalık belirtisi göstermeyen asemptomatik vakalarda yüzde 89,4, belirti ortaya çıkan vakalardaysa yüzde 93,7 oranında azalttığını ortaya koydu. Ön yayını yapılan araştırmanın ortaya koyduğu bulgular, henüz bağımsız bilim kurulları tarafından incelenmedi. Dünyanın en gelişmiş ulusal veritabanlarından biri olan İsrail veritabanına dayanan bulgular, ilk kez Perşembe geç saatlerde İsrail haber sitesi Ynet tarafından yayınlandı. Reuters haber ajansı ise verilere Cuma günü erişti.

İlaç firması Pfizer ve İsrail Sağlık Bakanlığı, araştırmaya ilişkin açıklama yapmaları talebini karşılıksız bıraktı.

İsrail'deki Sheba Tıp Merkezi tarafından yapılan ve tıp dergisi Lancet'te Cuma günü yayınlanan bir başka araştırma ise Ocak ayında Corona aşılarının ilk dozunu alan 7.214 hastane personelinin yüzde 85'inde aşıdan sonraki 15 ila 28 günde semptomatik Corona enfeksiyonlarında yüzde 85 oranında düşüş kaydedildi. Corona testleriyle belirlenen asemptomatik vakalardaysa yüzde 75'lik azalma görüldü.

Pfizer aşısının virüsün yayılmasını önlediğini gösteren ilk araştırmalar

Tam bir sonuca varmak için daha fazla araştırma yapılması gerekiyor. Ancak İsrail'de yapılan bu iki araştırma, Corona virüsü aşısının sadece kişilerin hastalanmasını engellemekle kalmadığı, aynı zamanda virüsün yayılmasının da önüne geçtiğine ilişkin yapılan ilk çalışmaları oluşturuyor.

Kudüs'teki Hebrew Üniversitesi'nden moleküler biyoloji ve biyoenformatik profesörü Michal Linial, elde edilen bulguların pandemiyle mücadelede karşılaşılan en önemli sorulardan birini yanıtlama yolunda atılan büyük bir adım olduğunu kaydetti.

Profesör Linial, "Bulaşmanın yüzde 75 ya da 90 oranında azalması fark etmez, bu oranlar bulaşmada çok ciddi düşüş olduğuna işaret ediyor. Bu demektir ki sadece aşılanan kişi korunmakla kalmıyor, aşı aynı zamanda kişinin çevresine de koruma sağlıyor" şeklinde konuştu.

Araştırmacılar, aşının her iki dozunu da alan kişiler arasındaki asemptomatik bulaşıcılık konusunda daha fazla çalışma yapılması gerektiğinin altını çizdi. Bunun nedeni, asemptomatik vakaların Corona virüsü testine tabi tutulma olasılığının daha düşük olması.

Alman biyoteknoloji firması BioNTech de Aralık ayında yaptığı açıklamada bulaşıcılık konusunda daha fazla araştırma yapılması gerektiğini, araştırmaların 3 ila 6 ay sürebileceğini kaydetmişti.

'Dinamik virüs'

Kitlesel aşılamada dünya lideri olan İsrail, tüm vatandaşlara sunduğu sağlık hizmetleri ve ileri veri teknolojileri sayesinde aşıların kontrollu klinik deneyler dışında ne kadar etkili olduğu sorusuna yanıt verecek ulusal çaplı bir veritabanına sahip.

İsrail Sağlık Bakanlığı ve Pfizer'ın yürüttüğü araştırma, 17 Ocak-6 Şubat günleri arasında toplanan verilere dayanıyor. Araştırma kapsamında ikinci doz Pfizer aşılarını olan kişiler değerlendirildi.

9 milyonluk nüfusa sahip İsrail'de 2 milyon 800 bin kişi, yani nüfusun yüzde 30'undan fazlası, iki doz Pfizer aşısını olmuş durumda.

Sheba Tıp Merkezi'nin araştırması ise Pfizer aşısının sadece bir dozunun yüzde 85 oranında etkili olduğunu ortaya koydu. Bu bulgunun tavsiye edilen iki dozluk aşı kürü hakkında yeni bir tartışma başlatması bekleniyor.

Pfizer aşısı tek doz olarak kullanılabilir mi?

Kanadalı araştırmacılar bu hafta yayınladıkları bir mektupta, aşının tek dozunun yüksek seviyede koruma sağladığı düşünüldüğünde aşılanan kişi sayısını arttırmak için Pfizer aşısının ikinci dozunun uygulanmasının ertelenebileceği önerisinde bulunmuştu.

ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) Aralık ayında yaptığı açıklamada, denemelerin, ilk doz aşının ikinci doz alınmadan önce kısmi koruma sağlamaya başladığını, ancak tek dozluk aşı uygulaması olasılığının değerlendirilmesi için daha fazla veriye ihtiyaç olduğunu kaydetmişti.

Pfizer da Corona aşısının farklı dozlarla uygulanması seçeneğinin henüz değerlendirilmediğini, bu kararın sağlık yetkililerine ait olduğunu kaydetti.

Sheba Tıp Merkezi'nden epidemiyolog Gili Regev-Yochay, hastanede yapılan araştırma kapsamındaki kişilerin "çoğunlukla genç ve sağlıklı" olduğunun altını çizdi.

Epidemiyolog Regev-Yochay, Pfizer'ın klinik deneyinin aksine "Burada 65 yaş üzerinde çok fazla elemanımız yok" dedi ve Sheba'daki çalışmanın, İsrail'de Corona vakalarında hızlı artış yaşandığı ve hastanelerin yeni vakaların akınına uğradığı bir dönemde yapıldığını hatırlattı.

Veriler hakkında yorumda bulunmayı reddeden Pfizer, yaptığı açıklamada, "aşının İsrail dahil dünya çapındaki birkaç noktada klinik deneyler dışında gerçek dünyadaki etkinliğini" anlamak için kendi analizlerini yürüttüğünü bildirdi.

İsrail'de yapılan her iki çalışma, Pfizer aşısının 21 gün arayla yapılan iki dozluk uygulamasının sağladığı yüzde 95 etkinlik oranıyla karşılaştırıldı. İsrail Sağlık Bakanlığı ve Pfizer'ın araştırması, Pfizer aşısının, İsrail'deki doğrulanmış Corona enfeksiyonu vakalarının yüzde 80'ini oluşturan İngiltere varyantına karşı etkili olduğunu ortaya koydu.

Tel Aviv Üniversitesi'nden epidemiyolog Eran Kopel ise Sheba Tıp Merkezi araştırmasının önemli olduğunu, ancak araştırmanın sadece tek bir hastaneye ve küçük bir grup kişiye odaklandığını, bu nedenle "bu araştırmadan net epidemiyolojik sonuçlar çıkarılamayacağını" kaydetti.

Epidemiyolog Kopel, Sağlık Bakanlığı verilerinin umut verici olduğunu, ancak daha fazla araştırma ve düzenli anketlerin yapılması gerektiğini vurgulayarak "Aşılar çok iyi silahlardır ama mücadelenin sonu değildir. Bu, bilim dünyasını değişim hızı ve çeşitliliğiyle şaşkınlığa uğratan, dinamik bir virüs" ifadelerini kullandı.