Sahaf olmak: "Kitap toplamak avcılığa benzer"

Tüm dünyada ikinci el kitap satışı ve kitap alışverişi oldukça yaygın ama Türkiye'deki sahaflık müessesesi, nev-i şahsına münhasır. Sakallı Lütfü lakabıyla bilinen sahaf Lütfü Seymen, Türkiye'nin nadir kitap geçmişine en hakim, en kıdemli sahaflarından biri. "Annem bana ninni söylemezdi, 'Pardayanlar' okurdu" diyen Lütfü, Kastamonu'nun Cide ilçesinde doğmuş. Bir gazetecinin yaklaşık 2.000 tane kitabının ailesine miras kalmasıyla kitapların dünyasına adım atmış. Üniversite okumak için geldiği İstanbul'da, Beyoğlu'nda sahaf Vahan Usta ile tanışması ise onun sahaflığa atmış. Kendisi gibi Cideli olan yazar Rıfat Ilgaz'ın kendisini sahaf dostlarıyla tanıştırması ile sahaf çevrelerinde tanınır olmuş. Lütfü Seymen, Beyazıt'taki Sahaflar Çarşısı'ndan sonra Türkiye'nin en önemli sahaflık merkezlerinden biri olan Kadıköy'deki Akmar Pasajı'nın kurucularından. O pasajda çıkarmaya başladığı Müteferrika dergisi ise 1990'lardan beri yayın hayatını sürdürüyor. "Benim için sahaf, sadece kitap aldığım bir yer değil, ben sahaftan hem ilgilendiğim konuyla ilgili bir kitabı hem de o konuyla ilgili yol haritasını alırım" diyen koleksiyoner ve yazar Kansu Şarman, sahafları sadece kitap satıcıları olarak değil kitap rehberleri olarak betimliyor. Lütfü Seymen'i diğer sahaflardan ayıran şey ise, onun bibliyografya konusunda 25 yılı aşkın süredir çalışmaları olması. Sakallı Lütfü ile sahaflığın dününü ve bugününü konuştuk. "Yeni jenerasyon kadim kitaplara ilgi duymayı sürdürüyor mu? Yeni ve eski sahaflar kimler? Kültür erbabı son 20 yılda ne tür değişimler geçirdi? Kimler koleksiyoner oluyor? E-kitaplar ve online kitap alışverişi sahaflığı nasıl etkiler?" gibi sorulara yanıt aradık.