Uygurlar Çin'in Ankara Üzerindeki Baskılarından Endişeli

Türkiye’deki Uygur aktivistler, Türk yetkililerin kendilerine yönelik baskıları arttığını söylüyor ve Ankara’nın Çin’in lobisinden etkilenmeye başladığına dair korkularını dile getiriyorlar

Uygurlar Çin'in Ankara Üzerindeki Baskılarından Endişeli

Türkiye’deki Uygur aktivistler, Türk yetkililerin kendilerine yönelik baskıları arttığını söylüyor ve Ankara’nın Çin’in lobisinden etkilenmeye başladığına dair korkularını dile getiriyorlar.

Çinli yetkililerin, çoğunluğunu Müslüman azınlıkların oluşturduğu gruplara yönelik baskıları nedeniyle onbinlerce Uygur Türk'ü, Türkiye’ye sığınmış durumda.

Çin’de yüzbinlerce Uygur, Pekin’in eğitim kampı adını verdiği toplama kamplarında tutuluyorlar.

Türkiye, Uygurlar'ın Çin’in uygulamalarına karşı yaptıkları eylemler açısından önemli bir merkez. Ancak aktivistler Ankara’nın protesto eylemlerini kısıtlamaya başlamasından endişe ediyor.

Uygurlar'dan oluşan küçük bir grup bu ay yaptığı bir protesto eyleminde Türkiye'nin tutumunu eleştirdi. Polis, üzerlerinde Çinli yetkililer tarafından gözaltında tutulan yakınlarının fotoğrafları olan t-shirtler giyen protestocuları gözaltına aldı.

Gözaltına alınan protestoculardan biri olan Mirzehmet İlyasoğlu, polisin, t-shirtlerini ters yüz ederek giymelerini söyledikten sonra kendilerini serbest bıraktığını söylüyor.

İstanbul’daki Uygur Toplumu Merkezi’nde konuşan İlyasoğlu, “Bizleri o t-shirtleri ters yüz ederek giymeye zorlamak, sadece namusumuza değil aynı zamanda annelerimize ve kardeşlerimize de hakaret etmektir” dedi.

Geçen yıla kadar Türkiye’de Çin yönetimine karşı Uygurlar geniş katılımlı protestolar düzenleniyordu. Aralık ayındaki protestoda Türk vatandaşlarının da katılımıyla binlerce kişi İstanbul’daki gösteride Pekin yönetimini protesto etti.

Çindeki Uygurlar'ın durumu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın seçmen tabanını da oluşturan muhafazakar ve milliyetçi kesimde ciddi karşılık buluyor.

Ancak protestolar, Uygurlar'ın Türk yetkililerin kendilerini hedef almaya başladıklarını söylemesiyle birlikte giderek azalıyor.

Uygurlar'a polis gözaltısı

Uygur şair Abdurrahim İmin Parach “Polis beni bir restorandan aldı ve Sefaköy’deki karakola götürdü. Bana bir belge verdiler ve imzalamamı istediler. O belgede ‘Bu kişi Türkiye’ye yönelik tehdit içeren organizasyonlarla bağlantılı’ yazıyordu. Ben de bu tarz gruplarla bir işim olmadığını ve belgeyi imzalamayacağımı söyledim” dedi.

Parach, polisin bu yıl ikinci kez kendisini gözaltına aldığını bunun yaygın hale gelen bir uygulama olduğuna inandığını söyledi. Parach ayrıca “Bu tanıdığım 20 Uygur’un daha başına geldi” dedi.

Parach, 7 yıl önce İstanbul’a yerleşti. Parach’ın İstanbul’a gelmesinin ardından eşi Çin’de bir toplama kampına götürüldü.

Türk yetkililer bazı Uygurlar'ı IŞİD’le bağlantılı oldukları gerekçesiyle tutukladı. Ancak bazı gruplar son dönemde Uygurlar'ın tutuklanmasını Çin’in Ankara üzerindeki baskısına bağlıyorlar.

İstanbul merkezli Uluslararası Göçmen Hakları Birliği avukatı İbrahim Ergin bu kişilerin yabancı terör savaşçıları olma suçlamasıyla gözaltına alındıklarını ancak buna dair herhangi bir kanıt olmadığını söylüyor.

Ergin aynı zamanda önde gelen bazı Uygur aktivistlerin Çin’e iade davalarına da bakan bir avukat.

Ergin bu noktada Çin’in İçişleri ve Dışişleri bakanlıklarıyla güvenlik güçlerine yoğun baskı yaptığını bildiklerini söylüyor.

Ergin, görüştüğü yetkililerin kendilerine 5 ila 10 kadar Uygur’u Çin’e iade etmenin Türkiye’yi ekonomik ve politik olarak rahatlatacağını söylediklerini iddia ediyor.

Ancak Ergin, Türk halkının Uygurlar'a verdiği destek gözönüne alındığında Uygurlar'ın Çin’e iade edilmesinin zor olduğunu söylüyor.

Ergin, Uygurlar'ın Çin’e iade edilmesi halinde bunun hükümet açısından siyasi olarak ciddi bir sorun yaratacağını ifade ediyor.

Bu yıl Washington merkezli Sürgündeki Doğu Türkistan Hükümeti, Uluslararası Ceza Mahkemesi’de Çin’e karşı bir dava açtı. Davada Türkiye’den sınır dışı edilerek Tacikistan’a gönderilen Uygurlar'ın Çin’e iade edilmesine dair suçlamalar yer aldı.

Türkiye’de muhalefet de bu suçlamaları doğruladı. Eski Başbakan Ahmet Davutoğlu, yeni kurduğu partisi Gelecek Partisi’nde yaptığı bir konuşmada, basına yansıyan haberlerde, 50 bin Uygur’un Tacikistan’a oradan da Çin’e gönderilmesi için çabalar olduğunu söyledi.

Ankara iddiaları reddediyor

Ankara hem sınır dışı edilme iddialarını hem de Uygurlar'a baskı yapıldığı iddialarını reddediyor.

Konuya ilişkin açıklama yapan ancak adını vermeyen bir üst düzey Türk yetkili “Türkiye’nin pozisyonu son derece net. Binlerce Uygur Türk'ü, Türkiye’de huzur içerisinde yaşıyorlar. Binlercesinin Türk vatandaşlığı var. Eylemler sözlerden etkilidir” dedi.

Ancak kendisini sık sık dünya genelinde ayrımcılığa uğrayan Müslümanlar'ın savunucusu olarak nitelendiren Cumhurbaşkanı Erdoğan'a, Çin’in Uygurlar'a baskılarına karşı uluslararası kamuoyundan yükselen kınamalara katılmakta eksik kaldığı eleştirisi getiriliyor.

Bazı gözlemciler, Erdoğan’ın önemli bir ticari ortak olan Çin’le dengeleri korumak için bir yandan tabanının da talebiyle Uygurlara koruma sağlarken diğer yandan hassas bir diplomasi izlediğini savunuyorlar.

Ancak yıllardır ailesinden haber alamayan Parach, Erdoğan’ın sessizliğinin durumu zorlaştırdığını söylüyor.

Parach “Yetkililer sessiz kalıyorlar. Bu sessizlik beni korkutuyor. Geleceğim hakkında konuşamıyorum. Eğer bir şey söylersem kötü düşüncelerim nedeniyle üzüleceğim çünkü geleceğim belirsiz bir karanlık” dedi.