''Ya Turtarsa'' İbrahim İzmitli Yazdı.

Yazar İbrahim İzmitli gündemde olan Veysel Filiz olayını Ekşi-Haber'de değerlendirdi.

''Ya Turtarsa'' İbrahim İzmitli Yazdı.
Ya Tutarsa!
Hani sürekli söylüyoruz ya FETÖ hala aktif ve yeni planlar yapmaya, faaliyetlerine,
kumpaslarına devam ediyor diye. Durum gerçekten de tam böyle. Gerek Türkiye’den
yurtdışına illegal yollardan para kaçırmalar, gerek kendi adamlarının Türkiye’den çıkmalarına
yardımcı olmalar, sosyal medya üzerinden algı oluşturma faaliyetleri, Türkiye’deki gelişmelere
yönelik yurtdışında dezenformasyon çabaları, değişik ülkelerde kurdukları STK’lar ve dernek
vasıtası ile o ülkelerdeki siyasileri, akademisyenleri ve kanaat önderlerini saflarına çekme
çabaları vs. bu liste uzar da gider.
Bu teröristler bu çalışmaları yaparlarken bir hususu ve belki de en önemlisini es geçmiyor
elbette. Cumhurbaşkanı Erdoğan’a zarar vermeye çalışmaya devam etmek ve etrafındaki
vatan sevdalısı insanlara, yakın ekibine saldırmak suretiyle bunlar üzerinden Cumhurbaşkanı
Erdoğan’a olan güveni azaltma çabaları. Dikkat ederseniz Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kıymet
verdiği kişiler hakkında sürekli fetö iltisaklı internet haber siteleri, sosyal medya hesapları linç
ve itibarsızlaştırma kampanyası başlatıyor. Hakan Fidan üzerinden denediler, Berat Albayrak
üzerinden denediler, Süleyman Soylu üzerinden denediler, Fahrettin Altun üzerinden
denediler, Hamza Yerlikaya üzerinden denediler, denediler de denediler. Bıkmadan
usanmadan ahlaksızlıklarına her gün yeni bir isimle devam ediyorlar. Denedikleri tutmuyor,
tutmayacağını aslında kendileri de biliyor fakat YA TUTARSA diye büyük bir azimle 40 yıldır
yaptıkları hainliklere devam ediyorlar.
Cumhurbaşkanının da dediği gibi fetö asla unutulmamalı ve unutturulmamalı. Çünkü bunlar
Türkiye Cumhuriyeti tarihinin iddia ediyorum PKK’dan bile daha tehlikeli bir terör örgütüdür.
PKK en azından silahlı bir örgüt olduğunu kendileri de açıkça ortaya koyuyor. Bunlar ise
kılıktan kılığa giren bukalemun misali her ortama ayak uyduran ve mertçe mücadele etmek
yerine kaypaklığı, korkaklığı tercih eden münafıklar sürüsü. Cumhurbaşkanı bunları
unutturmayın dedi ve biz unutmadık ve unutturmuyoruz da, bunu dillendirenler de ne yazık
ki sözüm ona Erdoğancı veya AK Partililer dahi “amaan sıktı artık bu fetö meselesi, sürekli
fetö, fetö yeter kardeşim” demeye başlaması neyle izah edilebilir? Peki bu “sözde” Erdoğancı
veya AK Partililer bile bu meseleden sıkılmışken bu mücadele nasıl sürebilir? Peki bu tutum
ölümle tehdit edilen Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ihanet değil midir?
Fetö’nün amacı belli, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı Cumhurbaşkanlığından etmek ve idam
edilmesini sağlamak. Bu kursaklarında kalacak ve anca rüyalarında gerçekleşecek bir olay
olarak kalacaktır. Bunu başaramayacaklarını bildikleri için de Cumhurbaşkanına doğrudan
saldırmak yerine etrafındaki itibarlı kişilerin açıklarını arayarak, yalan ve iftira mekanizmasını
da devreye sokarak itibarsızlaştırma çalışmaktalar. Evet hain elbette hainliğini yapacak asıl
soru buna karşı bizler ne yapıyoruz? Açık konuşmak gerekirse birçoğumuz hiçbir şey
yapmıyor. Hatta fetö lafını bile duymak istemiyor. İşte fetö’nün istediği tamda bu. Tekrar
etmekte fayda var, FETÖ BİTMEDİ VE HALA HAİN PLANLARINA DEVAM EDİYOR. Bana
dokunmayan yılan bin yaşasın düşüncesi asla kabul edilemez. O yılan bir gün mutlaka sizi de
sokacaktır.
Gelelim Veysel Filiz olayına. Yargıya yansımış bir olay hakkında uzun uzadıya yorum yapmak
doğru olmaz. Yargı sürecini etkilemek de istemem fakat son günlerde bu konu başta fetö
yayın organları ve sonrasında fetö ile ortak hareket eden muhalefet medyasında da yer
bulunca birkaç kelam etmek istedim. Bu olay sosyal medyada da sıkça yer alır oldu. Hadi
fetö’cü teröristler ve yandaşlarının ateşe körükle gitmelerini ve muhalefetinde bu ateşe
benzin taşımasını anlıyorum da, kardeşim şu kendini “MİLLİ” diye tanımlayanlara ne oluyor
Allah aşkına? Cahilliğin bu kadarına da pes doğrusu. Siz ne ara fetö sitesinin yaptığı habere
itibar eder oldunuz da bunun üzerinden işin aslını astarını bilmeden bir insanı linç eder hale
geldiniz? Fetö’nün oyunlarını, dümenlerini, tuzaklarını ne çabuk unutur oldunuz da onların
yem etmeye çalıştığı birine daha soruşturma sonucunu beklemeden, suç işlediği
tescillenmeden hüküm veriri oldunuz? Siz ne ara fetö savcısı ve hâkimi oldunuz da peşin
hüküm veriri oldunuz? Haberi duyuran fetö haber sitelerinin kullandığı başlığa baktığınızda
damı uyanmıyorsunuz?
Veysel Filiz şu an EMİSCO (Avrupalı Müslümanlar İnisiyatifi) sözcülüğü görevinde ve AB
Uzmanı olarak hizmet veriyorken neden yapılan haberlerde Veysel Filiz’in eski görevi
kullanılıyor? Oysa ki Veysel Filiz’in şu an icra ettiği vazife de en azından Basın Müşavirliği
görevi kadar kıymetli ne önemli. Ama bu durumda amaç belli. Birinci amaç Cumhurbaşkanı
Erdoğan’ın atadığı bir müşavir bu işlere bulaştı algısı oluşturarak sayın Cumhurbaşkanına zarar
vermek. İkincisi ise 15 Temmuz sonrası fetö’nün Belçika yapılanmasına karşı korkusuzca
mücadele vermiş, bu yapılanma hakkında hükümet yetkililerine bilgi ve belgeler sunmuş, fetö
yapılanması hakkında Belçika televizyonlarında açıklamalarda bulunmuş olması sebebiyle
intikam almak.
Veysel Filiz meselesinde cevaplanmayı bekleyen çokça sorular var. Bu olayın arka plan bilgileri
de değerlendirildiğinde açık bir komplo ve kumpas olduğu şüphesi uyandırıyor. Neden mi?
Veysel Filiz yola çıkmadan bir gün öncesinde arabasının yol bakımını yaptırmak için servise
(tamirhaneye) arabasını veriyor. Yola çıkacağı gün de arabasını alarak valizlerini yükleyip yola
çıkıyor. İstanbul’daki evi ile gümrük kapısı arası 1 ile 1,5 saat arası ve ne hikmetse artık
gümrük kapısında vardığında ihbar edilmiş olarak arabası aranıyor ve tam 100 kilo uyuşturucu
bulunuyor. Allah aşkına bunu akılla izah etmek mümkün mü?
14 yaşından itibaren Avrupa’da Türklerin ve Müslümanların haklarını savunmak için Sivil
toplum kuruluşlarında, Avrupa parlamentosunda, AGİT’te, Birleşmiş Milletler bünyesinde
birçok oturumlara katılmış, programlar düzenlemiş, mücadele etmiş ve kendisini çok iyi
yetiştirmiş ve üstüne Milli duruşu ile hep ön planda durmuş, 2005’den bu yana “Fethullah
Gülen hareketi” ile mücadele eden ve tehlikesini her fırsatta dile getiren birinin harcanması
kimin işine gelir? Elbette ki sadece fetö’nün.
Savcılık elbette gerekli incelemelerin ardından gerçeği ortaya çıkaracaktır fakat benim asıl
üzüldüğüm, biz ne meraklıymışız adamlarımızı harcamaya. Hele bide bu kişiler iyi yetişmiş,
donanımlı insanlarsa, vurun abalıya dönüyor iş. El insaf... Unutmayalım ki suçu ispatlanmayan
herkes suçu ispatlanana dek masumdur. Şimdi Veysel Filiz’e ağıza alınmayacak sözleri edenler,
sosyal medyada bilmeden ileri geri konuşup paylaşımlar yapanlar, yarın bu adamın
masumiyeti ortaya çıktığında aynaya bakabilecekler mi?
Kalın Sağlıcakla
İbrahim İzmitli