Emekli Amiraller Adli Kontrol Şartıyla Serbest

104 emekli amiral imzalı ‘‘Montrö Bildirisi’’ nedeniyle bir hafta gözaltında tutulan 10 emekli amiral, Ankara 8. Sulh Ceza Mahkemesi tarafından adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı

Emekli Amiraller Adli Kontrol Şartıyla Serbest

104 emekli amiral imzalı ‘‘Montrö Bildirisi’’ nedeniyle bir hafta gözaltında tutulan 10 emekli amiral, Ankara 8. Sulh Ceza Mahkemesi tarafından adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Emekli amiraller Ergun Mengi, Atilla Kezek, Alaettin Sevim, Kadir Sağdıç, Cem Gürdeniz, Ali Sadi Ünsal, Hakan Eraydın, Bülent Olcay, Turgay Erdağ ve Türker Ertürk, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında 5 Nisan’da gözaltına alınmıştı.

Savcı 10 emekli amiralden yalnızca ifadesinde metni yazdığını söyleyen Ergun Mengi için tutuklama istedi ancak mahkeme diğer amiraller gibi Mengi’yi de adli kontrol şartıyla serbest bıraktı.

Gürdeniz: ‘‘Haklı tarafta, doğru tarafta olmak önemli’’

Duruşma sonrası adliyeden özel bir araçla ayrılmadan önce gazetecilere kısa bir değerlendirmede bulunan Emekli Tümamiral Cem Gürdeniz, bir iletişim kazası yaşandığını ancak bu kazanın sorumlusunun kendileri olmadığını ifade etti.

Gürdeniz, ‘‘Haklı tarafta, doğru tarafta olmak bunlar önemli. Bu kadar basit bir basın açıklamasından bu aşamaya gelmek de tam anlamıyla bir iletişim kazası. Ama bu kazanın nedenini bizde aramayın. Metin çünkü çok net, iyi niyetle hazırlanmış bir metin ama bu... Yine de hukuk sistemine, adalet sistemine ve polis teşkilatına kendi adıma teşekkür ediyorum’’ dedi.

Savcılık yaş durumları nedeniyle gözaltına alınmayan emekli amiraller Atilla Kıyat, Engin Baykal, Cemil Şükrü Bozoğlu ve Mustafa Özbey’in de ifadelerini aldı.

Emekli Tümamiral Özbey: ‘‘ Eşimi ve eşyalarımı aldıktan sonra orduevini derhal terk etmemizi söylediler’’

2001 yılında Donanma Komutanlığı Kurmay Başkanı görevinden emekli olan Emekli Tümamiral Mustafa Özbey, Ankara’daki orduevine alınmadığını duyurdu.

Emekli tümamiral, ‘‘Duruşma bittikten sonra 02.15 gibi Merkez Orduevi'ne geldim. Giriş yasağı konduğunu öğrendim. Eşim ve eşyalarımın orduevinin odasında olduğunu söyledim. ‘'Eşimi ve eşyalarımı aldıktan sonra orduevini derhal terk etmemizi' söylediler. Eşimi ve eşyalarımızı alıp yola çıktık. Durum bundan ibarettir’’ dedi.

TRT Haber internet sitesi 5 Nisan’da yayınladığı ve güvenlik kaynaklarına dayandırdığı haberinde ‘‘gece yarısı yayınlanan darbe imalı bildiriyi imzalayan emekli amirallerin lojman ve koruma hakları’’nın iptal edildiğini iddia etmişti.

Erdoğan ‘‘Buram buram darbe iması kokan bildiri’’ demişti

Başta Adalet ve Kalkınma Partisi, Milliyetçi Hareket Partisi, bakanlıklar, Danıştay ve Yargıtay olmak üzere birçok kurum amirallerin yayınladığı bildiriye sert tepki göstermişti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bildiriyi imzalayan emekli amiralleri ‘‘darbe heveslisi’’, bildirinin değil ekonomik sorunların gündem olmasını söyleyen Cumhuriyet Halk Partisi’ni de generallerin merkezinde olmakla suçlamıştı.

Erdoğan, ‘‘Bir grup emekli amiralin, buram buram darbe iması kokan açıklamalarını, ekonomiyle ilişkilendirerek ‘gündem saptırma’ olarak aklamaya çalışacak kadar şirazeyi kaybettiler. Darbecinin emeklisi-muvazzafı olmayacağını bilmeyecek kadar cahil, yoksa sinsiler mi, orasının takdirini milletimize bırakıyoruz. Bununla da kalmayıp bizi, herkesi terörist, herkesi darbeci ilan etmekle suçluyorlar. Tabii kendileri teröristlerle al takke-ver külah ilişkisi içinde oldukları için, teröriste terörist dememizden rahatsız oluyorlar’’ demişti.

Bahçeli: ‘‘Amirallerin rütbeleri sökülmelidir’’

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli de bildiriyi antidemokratik, tehditkar ve vesayetçi olarak nitelemişti.

MHP lideri, ‘‘Muhtıra tarzında hazırlanarak gece yarısı servisi yapılan bildiride imzası bulunan amirallerin rütbeleri sökülmelidir. Emeklilik hakları kaldırılmalı, emekli maaşları kesilmelidir. Açıklanan bildirinin çok yönlü adli ve idari soruşturması yapılmalıdır. Ayrıca 104 vesayetçi amiralin imzasıyla yayımlanan bildirinin arkası ve önü kararlılıkla araştırılmalı, bu rezaletin içinde kimlerin olduğu tevsik ve tespit edilmelidir. Konu vatandır, konu demokrasidir, konu milli iradedir. Taviz veya gecikmenin bedeli hiç kuşkusuz ağır olacaktır’’ ifadelerini kullanmıştı.

Gazeteci Zihni Çakır: "Metni bana gönderen kaynak benden önce de bir bakana göndermiş"

Bu açıklamalardan birkaç gün sonra Halk TV yayınına katılan iktidara yakın AvazTürk internet sitesinin genel yayın yönetmeni Zihni Çakır, metnin herhangi bir yerde yayınlanmadan halihazırda bakan olan bir kişiye ulaştırıldığını bildiğini, kendisinin de gece yarısı yayınladığını açıkladı.

Çakır, ‘‘AvazTürk'ün bu metni yayınlamasının altında herhangi bir kurum ya da kişiye kumpas amacı yoktu. Bildiri metninin bana geldiği saati savcılık ifademde de anlattım. 23.10'da bu metin bana geldi. 23.27'de AvazTürk'ün haber paneline yükledim. Pasife aldım çünkü net olarak teyit etmem gerekiyordu. Kaynaklarımla görüştüm. Teyidini aldım. 23.40'da yayınladım. son kaynağımla görüşmem bittikten sonra 23.50 sularında sosyal medyadan paylaştım. Cumhurbaşkanlığı'na yakın birilerine aktardım. Bana bu metni gönderen kaynağın benden önce de şu an kabineden olan bir bakana gönderdiğini söyledi’’ dedi.

Çakır’ın bu açıklamalarından sonra dün gece yarısı serbest bırakılan emekli amirallerden Türker Ertürk’ün avukatı savcılığa verdiği dilekçede olayın bir kumpastan ibaret olduğunu söyledi.