“Keşke Başka Ülkelere Gitmek Zorunda Olmasak”

20 Haziran Dünya Mülteciler Günü nedeniyle Ankara’da kermes ve uyum pikniği düzenlendi. Türkiye ve Suriye mutfaklarından yemekler sunulan etkinliğin gelirleri mültecilere aktarılacak

20 Haziran Dünya Mülteciler Günü nedeniyle Ankara’da kermes ve uyum pikniği düzenlendi.

Gökyüzü Sanatsal İyilik Vakfı ile İltica ve Göç Araştırmaları Merkezi’nin gerçekleştirdiği etkinlikte Türkiye ve Suriye mutfaklarından yemekler sunuldu. Etkinlik gelirleri mültecilere aktarılacak.

İltica ve Göç Araştırmaları Merkezi Başkanı Metin Çorabatır, 2019’da göçmen sayısının tüm dünyada 80 milyona ulaştığını ve 2020’de bu sayının arttığını belirtti. Çorabatır, “İş bulmak zor, biz ve bizim gibi kuruluşlar, bu zorlukları aşmak için adım attık, atıyoruz. Bu bütün insanlığın dayanışma yaparak üstesinden gelinmesi gereken bir sorun” dedi.

Etkinlikte VOA Türkçe’ye konuşan mülteciler, çoğunun ülkelerine geri dönmek istediklerini belirtiyor. Bunun yanında Türkiye’de çalışan ya da okuyanlar kalmaktan yana görüş bildirdi.

Suriyeli mülteci Beraa, Türkiye’de en çok zorlandığı konunun dil olduğunu söylüyor. Geri dönmeyi düşünmeyen Beraa, “Ben kötülük yaşamadım hep iyi insanlarla karşılaştım. Ancak anlatılanlara bakınca güvensiz hissediyorsunuz. Ben üniversite okuyorum, Türkiye’yi çok seviyorum kalmak ve hayat kurmak istiyorum” diyor.

Iraklı Türkmen mülteci Rüya ise iş bulma konusunda sorunlar yaşamış. Maaşının düşük olduğunu belirten Rüya, “Ailemiz büyük olduğundan yetmiyor. Hastanede ücretten dolayı ayrıma uğradık. Hastane ücretleri de fazla. Biz geldiğimizden beri ne Türklerden ne de başka mültecilerden kötülük görmedik. Keşke ülkemiz de böyle olsa kendi ülkemizde kalsak başka ülkelere gitmek zorunda olmasak” dedi.

Bir başka Suriyeli mülteci Fatma ise yaşadıkları en büyük sorunun dil sorunu olduğunu belirtiyor. “Dil bilmediğimiz için de kendimizi anlatamıyoruz” diyen Fatma, ırkçılıkla çok karşılaştıklarını açıkladı. Fatma sözlerini şöyle sürdürdü: “Parkta çocuklar birbirlerine saldırıyorlar, bizi bilmedikleri için. Keşke bizi bilseler, böyle yapmazlar. Çocuklar, kötü davranışlardan dolayı artık parka gitmekten nefret ediyorlar. Devlet tarafından sağlanan uyum yardımı, destekler var ama toplum tarafından bunu görmüyoruz. Suriyelilerin çoğu geri dönmek istiyor. Kendim için bahsedersem asla dönmek istemiyorum çünkü oradaki durumun eski haline dönmesi için 10-15 yıl gerekir. Bu süre içerisinde benim çocuklarım okullarını bitirmiş olacaklar ve burada uyum sağlamış olacaklar. Dönmek onlar için bir daha zor olacak” diyor.